Bir şey üzerinde derin ve etraflıca düşünmek demektir. Genel olarak, bir şeyin asıl hakikatine ulaşmak ümidiyle, zihne dolan fikirleri geri göndererek gereği gibi düşünmektir. Bu tarz, insanlık kadar eski ve hatta evrensel bir değeri olan ruhsal bir araştırmadır. Hint felsefe ve pratiğini önemli şekilde etkilemiş, konsantrasyon kadar yaygın bir uygulama sahası bulmuştur.
Tek bir konu üzerinde özel bir şekilde düşünme eylemidir denebilir. İnsanın kendisini hiç zorlamadan düşünmesi söz konusudur. Konuyla ilgili, bilinmesi gerekli hususların kafada şekillenmesine imkân verir. Meditasyonda, tek konudan ilham alınarak yeni şeyler öğrenmek gayesi vardır. Akıl ve beden serbest tutulur. Düşünce, kendi konusunun dışına kaçmak eğilimini gösterirse, aklın müdahalesi ile, sükûneti yitirmeden ilk konuya dönülür. Esas olan, sükûnet içinde kalmak ve konuyla ilgili yeni sezgileri alabilmektir.
Meditasyon tekniği, henüz bilinmeyen hakikat ve kavramların zihin alanında yer bulabilmeleri ve zihinde bir ortam yaratmaları için kullanılabilmektedir. Bu teknik, her Hintli ya da sufi üstada göre değişir. Ortak nitelikleri şunlardır:
Sabah ve akşam, aç karnına (mümkünse) rahat bir şekilde oturulur. Gözler kapatılırsa daha iyi netice alınır. Yarım saat, bir saat veya daha fazla bir süre o durumda, sükûnetle oturulur ve düşünce aynı konuda tutulur. Mantra ismi verilen, özel etkisi olan kelimelerin tekrarı (zikr), meditasyonda sürekli olarak kalmaya yardım eder. Her dinin kendine göre mantraları vardır. Ayrıca, şahısların ruhsal frekansına uygun olarak seçilen mantralar da mevcuttur.
Meditasyona oturan kimse, hangi konuda düşüneceğini önceden kararlaştırmıştır. O konuyu düşünürken aklına başka şeyler gelirse, sükûnetle mantrayı (özel kelimesini) tekrarlar ve ana konuya geri döner. Mantra, bir anahtar gibi kullanılır. Zihne gene başka fikirler gelirse mantra tekrar edilir.
Meditasyonda, belli bir düşünce üzerinde kalınabileceği gibi, zihnin düşüncesiz kalması, boş tutulması da olabilir. Bu sırada zihne bir düşünce gelirse mantra birkaç defa tekrar edilir; zihinde boşluk sağlanır. Meditasyonda ilerledikçe, zihni boş tutma süresi uzar. Bu boşluk anlarında zihne ilham dolar. Ya şuur dışından ya da ruhsal plânlardan, varlıklardan gelir. Zihni sükûnet hâlinde tutmakla yeni etkilere yer ayırmış olmaktayız. Sezgi her vesileyle insana ulaşır; fakat meditasyon hâlinde daha kolay, daha seçik, daha kuvvetli ve saf olabilir. Ruhsal gelişmede, sezginin ve onun insana getirebileceği bilginin rolü önemlidir.
KAYNAK: Ruh ve Madde Yayınları, Metapsişik Terimler Sözlüğü
Subscription
E-Posta Kayıt:



Kitaplar