Kuantum Fiziği, Genetik çalışmalar, Holografik Anlayış, Atom Fiziği, bu çalışmaların her biri bizlere inanageldiğimiz birçok kavramın rölatif olduğunu, evrende var olan herşeyin aslında bir bütünlük içinde var olduğunu, hiçbir şeyi birbirinden ayrı olarak düşünemeyeceğimizi, bütünün bilgisinin parçada saklı olduğunu ve parçanın bilğisinin de bütünün içinde saklı olduğunu, hepimize gösterip, başka gerçekliklerin de olabileceği hakkında bizlere esneme şansı tanıyor. Dogmatik olmamak gerektiğini, yani Kalıplar içinde takılıp kalmamız gerektiğini vurguluyor.

Atom fiziği bize, boş uzay kavramının geçersiz olduğunu, bizim cansız dediğimiz demirin bile canlı ve çevresiyle etkileşim halinde olduğunu, sürekli bir titreşime sahip olduğunu gösteriyor.

Bu anlayış aynı zamanda spiritüel yolların da dünyayı ve evreni algılama biçimidir. Ruhçuluğa göre de doğa, durağan değil dinamik bir dengeye sahiptir. Her şey sürekli tekamül etmekte yani evrimleşmektedir.

Varlıkların asli hedefi, uyum sağlayarak enkarne olabildiği maddi kürelerde hem maddeyi hem de kendini geliştirmek ve bu kaotik işleyişte evrendeki dinamizme katılmak, değişim ve başkalaşımda rol almaktır.

Çünkü evren, birbirinden ayrışamayan bir ağ gibidir. Yani kozmik ağ, hayat doludur, hareket eder, büyür ve sürekli olarak değişir. Bu yaklaşım modern fizik ile benzerlik gösterir.

Ancak tüm bunları kabul etmek için, fizikçilerin de dediği gibi akılcı bilginin sınırlılığını kabul etmek gerekir. Oysa çoğumuz için akılcı bilginin sınırlılığını ve izafi oluşunu kabul etmek imkansız gibidir. Çünkü hepimiz için beyinlerimizin yaratmış olduğu gerçeğin sureti, gerçeğin kendisinden daha kolay anlaşılmaktadır. Sahip olduğumuz tasarım ve kavramlarımızı gerçekliğin ta kendisi olarak kabul etmekte ve sadece kavramlara yüklediğimiz anlamlardan oluşan bir dünyada yaşamaktayız.

KAYNAK: Ruh ve Madde Yayınları, Metapsişik Terimler Sözlüğü

Subscription
E-Posta Kayıt:



Kitaplar